murattunalı.

URL yapısı: alt klasör, alt alan adı, ülke alan adı.

Çok dilli bir sitede dil sürümleri üç farklı adres yapısıyla sunulabilir ve seçim, geri dönüşü en zor mimari karardır.

Bu karar en başta veriliyor ve sonradan değiştirilmesi en pahalı olanı: adres yapısı değiştiğinde birikmiş dizinleme, bağlantı değeri ve kullanıcı yer imleri etkileniyor. Yönlendirme kurulsa bile bir kayıp yaşanıyor.

Üç seçenek var ve hiçbiri her durumda doğru değil. Seçim, ekibin kapasitesine ve pazarların gerçekten ne kadar ayrıştığına bağlı.

Üç seçenek

  1. Alt klasör — tek alan adı altında dil klasörleri. Tek alan adının otoritesi paylaşılır, kurulum en kolay, bakım en ucuz.
  2. Alt alan adı — her dil ayrı bir alt adreste. Ayrım net ama otorite bölünebiliyor ve ayrı yapılandırma gerekiyor.
  3. Ülke alan adı — her ülke için ayrı alan adı. En güçlü yerel sinyal, en yüksek maliyet ve en dağınık otorite.

Küçük ve orta ölçekli siteler için cevap neredeyse her zaman alt klasör. Sebebi otorite: tek bir alan adında biriken güven tüm dillere yayılıyor, oysa üç ayrı alan adı sıfırdan üç ayrı otorite kurmak demek.

Ülke alan adı yalnız gerçekten ayrışan operasyonlarda anlamlı: farklı tüzel kişilik, farklı fiyat, farklı yasal yükümlülük, farklı depo. Bu koşullar yoksa maliyeti karşılığını vermiyor.

Slug yerelleştirilmeli mi

Adres yapısı seçildikten sonra ikinci bir soru geliyor: yol parçaları çevrilecek mi? Yani hizmet sayfası her dilde aynı slug'ı mı taşıyacak, yoksa o dilin terimini mi?

Yerelleştirmenin faydası açık: adres satırında o dilin aranan terimi duruyor ve hem kullanıcı hem arama motoru için anlamlı oluyor. Maliyeti de açık: her dil için ayrı bir slug kararı, ve o slug'ın sonradan değiştirilmesi bir yönlendirme borcu.

Bu sitede sluglar yerelleştirilmiş: hizmet sayfası üç dilde üç farklı yol taşıyor. Karar bilinçli — çeviri yükünü artırıyor ama her dilde o dilin terimini adrese koyuyor.

  1. Yerelleştirilmiş slug — her dilde o dilin terimi. Daha iyi eşleşme, daha çok bakım.
  2. Ortak slug — tüm dillerde aynı. Bakımı kolay, eşleşmesi zayıf.
  3. Karma — üst düzey yollar çevrili, derin sayfalar ortak. Pratik bir denge.
  4. Kimlik numaralı — yol anlamsız bir kimlik taşıyor. Bakımı en kolay, en zayıf sinyal.

Üçüncü seçenek büyük sitelerde yaygın ve makul bir denge kuruyor: kategoriler çevriliyor, tek tek ürün ya da yazı slugları ortak kalıyor. Böylece bakım yükü sınırlı tutulup en çok aranan yollar yerelleştirilmiş oluyor.

Karar nasıl verilir

Üç seçenek arasında seçim yaparken sorulacak sorular teknik değil operasyonel. Cevaplar netleştikçe seçenek kendiliğinden daralıyor.

  1. Pazarlar gerçekten ayrışıyor mu — farklı fiyat, stok, tüzel kişilik, yasal yükümlülük?
  2. Ekip kapasitesi ne — üç ayrı alan adının yapılandırmasını kim taşıyacak?
  3. Otorite durumu ne — sıfırdan mı başlanıyor, yoksa birikmiş bir alan adı mı var?
  4. Bütçe ne — ülke alan adları hem satın alma hem yenileme hem sertifika maliyeti demek.
  5. Yerel sinyal kritik mi — ülke alan adı en güçlü sinyal ama tek başına yeterli değil.
  6. Geri dönüş planı var mı — bu karar sonradan değiştirilirse ne kaybedilir?

Üçüncü madde çoğu durumda kararı tek başına veriyor: birikmiş otoritesi olan bir alan adı varsa onu bölmek neredeyse her zaman yanlış. Alt klasör yapısı o birikimi tüm dillere yayıyor.

Altıncı madde ise bir disiplin sorusu: kararın gerekçesi yazılı değilse, bir yıl sonra ekibe katılan biri onu sorguluyor ve tartışma baştan başlıyor. Gerekçeyi kayda geçirmek, kararın kendisi kadar değerli.

Birikmiş otoritesi olan bir alan adını bölmek, neredeyse her zaman yanlış karardır.

Kök hangi dil olacak

Alt klasör yapısı seçildiğinde ikinci bir soru geliyor: kök adres hangi dili gösterecek? Üç seçenek var.

  1. Bir dil kökte, diğerleri klasörde — en yaygın. Kök dil ayrıcalıklı bir konumda.
  2. Her dil klasörde, kök yönlendiriyor — daha simetrik ama kökte bir yönlendirme maliyeti.
  3. Kök bir dil seçim sayfası — nötr ama sürtünme ekliyor.

Birinci seçenek bu sitede uygulanıyor: Türkçe kökte, İngilizce ve Almanca alt klasörlerde. Gerekçe pazar kararı — hedef kitle Türkiye merkezli ve kök adres o kitleye doğrudan hitap ediyor.

İkinci seçeneğin bir avantajı var: diller simetrik olduğu için hiçbiri diğerinden ayrıcalıklı görünmüyor ve ileride kök dil değiştirilmek istendiğinde bir yeniden yapılandırma gerekmiyor. Bedeli, kökteki yönlendirmenin her ziyarette bir atlama eklemesi.

Karar çok uluslu bir marka için ikinci seçeneğe, tek pazar odaklı bir iş için birinciye kayıyor. Ve karar verilirken sorulacak asıl soru şu: bu sitenin bir ana dili var mı, yoksa diller eşit mi?

Kapanışta bir uyarı: bu karar teknik bir tercih gibi sunuluyor ama aslında bir operasyon kararı. «Hangi yapı daha iyi» sorusunun evrensel bir cevabı yok; «bizim ekibimiz hangisini sürdürebilir» sorusunun ise net bir cevabı var. İkinci soruyu sormak, birinci soruyla saatler harcamaktan hızlı sonuç veriyor.

Son bir teknik not: seçilen yapı ne olursa olsun, adreslerin tutarlı olması gerekiyor. Bir dilde eğik çizgiyle biten, diğerinde bitmeyen adresler; bir dilde büyük harf, diğerinde küçük — bunlar yinelenen içerik riski üretiyor.

Bu sitede tüm adresler eğik çizgiyle bitiyor ve tamamı küçük harf. Eğik çizgisiz ya da index dosyalı varyantlar tek biçime yönlendiriliyor — canlıda ölçüldü, 307 ile toplanıyorlar.

Kapanışta bir kayıt önerisi: seçilen yapı ve gerekçesi bir karar kaydına yazılmalı. Bu, bir yıl sonra ekibe katılan birinin aynı tartışmayı baştan açmasını önlüyor — ve karar değiştirilmek istendiğinde neyin göze alındığını hatırlatıyor.

KAYNAKLAR