murattunalı.

Dil bazlı anahtar kelime araştırması.

Her dil için anahtar kelime araştırması ayrı yapılır çünkü aynı hizmetin farklı pazarlarda aranan terimi doğrudan çeviri olmayabilir.

Çok dilli bir sitede en sık yapılan ve en pahalı hata bu: Türkçe anahtar kelime listesini çevirip hedef listesi saymak. Çeviri dilbilgisel olarak doğru olabiliyor ve o pazarda kimse o terimi aramıyor olabiliyor.

Sebep basit: arama terimleri kültürel olarak oluşuyor. Bir sektörde hangi kelimenin yerleştiği, o pazarın kendi tarihine ve o dilde yazılmış içeriğe bağlı — başka bir dildeki karşılığına değil.

Sadece çeviri neden yetmiyor

Üç ayrı sorun üretiyor ve üçü de görünmez kalıyor çünkü çevrilmiş sayfa doğru görünüyor.

Birincisi terim farkı: bir hizmetin resmî adı ile piyasada kullanılan adı ayrışabiliyor ve çeviri genelde resmî olanı üretiyor. Kullanıcı ise piyasa terimini arıyor.

İkincisi hacim farkı: iki terim de o dilde kullanılıyor olabiliyor ama biri diğerinden kat kat çok aranıyor. Çeviri hangisinin baskın olduğunu bilmiyor.

Üçüncüsü niyet farkı: aynı kelime iki dilde farklı arama niyeti taşıyabiliyor. Bir dilde bilgi arayan bir sorgu, diğerinde ticari bir sorgu olabiliyor — ve sayfanın türü ona göre değişmeli.

Nasıl yapılır

  1. O dilde arama yap — hedef pazarın arama motorunda, o dilde, mümkünse o bölgeden.
  2. Rakiplere bak — o pazarda sıralanan siteler hangi terimleri kullanıyor?
  3. Ana dil konuşuruna sor — en ucuz ve en güvenilir doğrulama. «Bunu nasıl ararsın?»
  4. Otomatik tamamlamayı oku — arama kutusunun önerileri gerçek sorgulardan geliyor.
  5. Arama konsolunu kullan — o dilde zaten gösterim alıyorsanız veri sizde.
  6. Çeviriyi doğrula, kaynak alma — çeviri bir başlangıç noktası, bir sonuç değil.

Üçüncü madde en çok atlananı ve en yüksek getirili olanı. Bir ana dil konuşuruna «bu hizmeti nasıl ararsın» diye sormak, çoğu araçtan hızlı ve daha doğru bir cevap veriyor.

Beşinci madde ise bir başlangıç avantajı: site o dilde zaten yayındaysa, arama konsolu hangi sorgularla gösterim alındığını söylüyor — ve o liste tahminden değil gerçekten geliyor.

Sluglar ve başlıklar buradan türer

Araştırmanın çıktısı yalnız bir liste değil; adres yapısını ve sayfa başlıklarını da belirliyor. O dilde aranan terim hangisiyse, slug ve başlık o terimi taşımalı.

Bu sitede sluglar üç dilde ayrı yerelleştirilmiş ve her biri o dilin terimini taşıyor. Karar çeviri yükünü artırıyor ama adres satırına o pazarın kendi kelimesini koyuyor.

Ve bir tutarlılık kuralı: başlık, slug ve sayfa içeriği aynı terimi kullanmalı. Üçü ayrışırsa hem kullanıcı hem motor için sinyal bulanıklaşıyor.

Sık yapılan üç hata

Dil bazlı araştırmada tekrar eden hatalar var ve üçü de aynı kökten geliyor: kaynak dilin varsayımlarını hedef dile taşımak.

Birincisi hacim varsayımı: Türkçede çok aranan bir terimin karşılığının Almancada da çok aranacağını varsaymak. Pazar büyüklükleri, rekabet düzeyleri ve arama alışkanlıkları farklı — bir dilde ana terim olan kelime diğerinde niş kalabiliyor.

İkincisi yapı varsayımı: Türkçede iki kelimeyle aranan bir şey Almancada tek bir bileşik kelimeyle aranabiliyor. Kelime kelime çeviri, o bileşik kelimeyi hiç üretmiyor ve sayfa asıl terimi kaçırıyor.

Üçüncüsü rekabet varsayımı: bir terimin hedef pazarda ne kadar rekabetli olduğu bilinmeden strateji kurmak. Kaynak dilde kolay sıralanan bir terim, hedef pazarda oturmuş otoritelerle dolu olabiliyor.

  1. Hacmi o dilde ölç — çeviriden tahmin etme.
  2. Bileşik kelimeleri ara — özellikle Almancada tek kelimelik karşılıklar.
  3. Rekabeti kontrol et — o terimde kimler sıralanıyor?
  4. Niyeti doğrula — aynı kelime iki dilde farklı niyet taşıyabiliyor.
  5. Ana dil konuşuruna sor — en ucuz ve en güvenilir doğrulama.

Son madde tekrar edilmeye değer çünkü en çok atlanan ve en yüksek getirili adım. Bir ana dil konuşuruna «bu hizmeti nasıl ararsın» diye sormak, çoğu araçtan hızlı ve daha doğru cevap veriyor — ve maliyeti bir mesaj.

Araştırma ne zaman yapılmalı

Zamanlama sık yanlış: araştırma çeviri BİTTİKTEN sonra yapılıyor ve o noktada metin zaten yazılmış oluyor. Doğru sıra tersi — araştırma çeviriden önce yapılıyor ve çeviri, bulunan terimlere göre yazılıyor.

Bu sıra bir maliyet farkı da yaratıyor: sonradan yapılan araştırma, metinlerin yeniden yazılmasını gerektiriyor. Öncesinde yapılan araştırma ise yalnız bir terim listesi üretiyor ve çevirmen ona göre yazıyor.

  1. Önce araştır — hedef pazarın gerçek terimlerini çıkar.
  2. Terim sözlüğü hazırla — çevirmene hangi kelimelerin kullanılacağını söyle.
  3. Sonra çevir — metin bulunan terimlere göre yazılsın.
  4. Slug ve başlıkları terime göre belirle — üçü aynı kelimeyi taşısın.
  5. Yayından sonra ölç — arama konsolu gerçek sorguları gösterir.
  6. Listeyi güncelle — terimler zamanla değişiyor.

Beşinci madde bir geri besleme döngüsü kuruyor: yayından sonra hangi sorgularla gösterim alındığı görülüyor ve o veri bir sonraki turun araştırmasını besliyor. İlk tur tahminle başlıyor, ikinci tur ölçümle.

Ve bir uyarı: yeni yayımlanmış bir sitede o veri yok. Bu sitenin arama konsolu şu an toplam bir gösterim gösteriyor — yani ölçüm henüz başlamadı ve terim kararları araştırmaya dayalı kalıyor.

Kapanışta bir çerçeve: bu araştırma bir kerelik bir iş değil. Terimler zamanla değişiyor, yeni kelimeler yerleşiyor ve rekabet kayıyor. Yılda bir kez tekrarlanan hafif bir tarama, listeyi güncel tutmaya yetiyor — ve o tarama, geçen yılın gösterim verisiyle beslendiğinde tahminden ölçüme geçmiş oluyor.

Son bir kapsam notu: araştırma yalnız anahtar kelimeyle sınırlı değil. Aynı pazarda insanların hangi soruları sorduğu, hangi endişeleri dile getirdiği ve hangi karşılaştırmaları yaptığı da araştırılmalı — çünkü içerik planı asıl oradan çıkıyor.

Kelime listesi ne yazılacağını söylemiyor; soru listesi söylüyor. İkisi birlikte toplandığında hem terimler hem konular hedef pazara göre belirlenmiş oluyor.

KAYNAKLAR