Canlı bölge.
Canlı bölge, içeriği değiştiğinde ekran okuyucunun kullanıcıya haber vermesi gereken sayfa alanıdır.
Bir sayfa yenilenmeden içerik değiştiğinde — form gönderildiğinde, arama sonuçları güncellendiğinde, bir bildirim belirdiğinde — gören kullanıcı bunu anında fark eder. Ekran okuyucu kullanıcısı fark etmez, çünkü odağı hâlâ başka bir yerdedir ve ekranda bir şeylerin değiştiğinden haberi yoktur.
Canlı bölge işareti bu boşluğu kapatır: tarayıcıya ve yardımcı teknolojiye «buranın içeriği değişirse kullanıcıya söyle» der. İşaret konduktan sonra o bölgeye yazılan her metin, odak taşınmadan duyurulur.
İki aciliyet düzeyi vardır ve doğru seçim önemlidir. Kibar düzey, kullanıcının o anki işini bölmez; okuyucu sırasını bekler ve uygun bir anda duyurur. Acil düzey ise o anki okumayı keser ve mesajı hemen söyler. Neredeyse tüm durumlarda kibar düzey doğrudur; acil düzey yalnız gerçekten kesintiyi hak eden uyarılar için ayrılmalıdır.
Uygulamada en sık yapılan hata bir zamanlama meselesidir ve belgelerde küçük bir not gibi görünür: canlı bölge, içeriği değişmeden ÖNCE sayfada bulunmalıdır. Mesajla birlikte oluşturulan bir canlı bölge çoğu ekran okuyucuda duyurulmaz — çünkü teknoloji, izlemeye başlamak için bölgenin var olmasını bekler.
- Doğru kalıp: boş bir canlı bölgeyi sayfada baştan bulundur, mesajı onun içine yaz.
- Yanlış kalıp: mesaj geldiğinde canlı bölgeyi de birlikte oluştur. Sessiz kalır.
- Acil düzeyi ölçülü kullan — her mesaj kesinti hak etmez; sürekli kesen bir arayüz kullanılamaz hâle gelir.
- Sürekli değişen içerikte canlı bölge kullanma — her tuş vuruşunda güncellenen bir alan, okuyucuyu susmaz hâle getirir.
Canlı bölgenin tipik kullanım yerleri form sonuç mesajları, arama sonucu sayıları, sepet güncellemeleri ve oturum zaman aşımı uyarılarıdır. Ortak özellikleri, kullanıcının odağı taşınmadan ortaya çıkan ve mutlaka bilinmesi gereken bilgiler olmalarıdır.
Canlı bölgenin bir alternatifi de vardır ve bazen daha doğrudur: odağı doğrudan mesaja taşımak. Kullanıcı zaten bir eylem yapmışsa — form göndermek gibi — sonucu duymak için beklemek yerine sonuca götürülmesi daha akıcı olabilir. İki yaklaşım birbirini dışlamaz; kritik akışlarda ikisi birlikte kullanılır.
Hangi yaklaşımın doğru olduğunu belirleyen soru şudur: kullanıcı bu değişikliği bekliyor mu? Beklenen bir sonuç için odak taşıma uygundur; beklenmeyen bir bildirim için canlı bölge doğrudur — odağı habersiz taşımak kullanıcının yerini kaybetmesine yol açar.