Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ve Bakanlık kontrol listesi.
24 Haziran 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının web siteleri ve mobil uygulamaları için WCAG 2.2 A seviyesini referans alır.
Bu sayfa genelgenin ne dediğini ve pratikte ne anlama geldiğini anlatır. Baştan bir uyarı: burada yazanlar hukuki görüş değildir. Yükümlülüğünüzün kapsamı, kurumunuzun statüsüne ve sözleşmelerinize bağlıdır; bağlayıcı bir cevap için hukukçuya danışmak gerekir. Aşağıdakiler teknik çerçevedir.
Genelge ne diyor
Genelge, kamu kurum ve kuruluşlarının web sitelerinin ve mobil uygulamalarının erişilebilir olmasını gündeme aldı ve teknik referans olarak WCAG 2.2'yi, uygunluk seviyesi olarak A'yı işaret etti. Yani soyut bir «erişilebilir olsun» ifadesi değil, uluslararası bir standarda ve o standardın belirli bir seviyesine yapılan atıf.
Bu atıf önemlidir çünkü ölçülebilirlik getirir. «Erişilebilir site» tartışmalı bir kavramdır; «WCAG 2.2 A seviyesinin 31 başarı ölçütünü karşılayan site» tartışmasızdır — ya karşılar ya karşılamaz, ve her ölçüt tek tek sınanabilir.
Bakanlık kontrol listesi: 31 ölçüt, 126 soru
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, genelgenin ardından bir değerlendirme kontrol listesi yayımladı. Liste WCAG 2.2'nin A seviyesindeki 31 başarı ölçütünü alıyor ve bunları 126 değerlendirme sorusuna açıyor. Sorular dört ilke altında gruplanmış: algılanabilir, kullanılabilir, anlaşılabilir, sağlam.
31'den 126'ya açılma oranı tesadüf değil. Bir başarı ölçütü genellikle birden fazla durumu kapsar — örneğin «metin dışı içerik» ölçütü görselleri, ikonları, grafikleri, CAPTCHA'ları ve dekoratif öğeleri ayrı ayrı ilgilendirir. Kontrol listesi bu durumları tek tek soruya çevirerek denetimi öznellikten çıkarır.
Listenin asıl değeri kapsamı değil, tartışmayı bitirmesidir.
Pratikte bu, bir ihaleye ya da denetime giren ekip için şu anlama gelir: hazırlık, WCAG metnini yorumlamak değil, 126 sorunun her birine belgelenebilir bir cevap üretmektir. Cevaplar «evet/hayır» değil, «şu ekranda şu şekilde karşılanıyor» biçiminde olmalıdır.
Kimi bağlar, kimi etkiler
Genelge doğrudan kamu kurumlarını bağlar. Ama etkisi orada bitmiyor ve bu, özel sektörde çalışan çoğu ekibin gözden kaçırdığı nokta.
- Kamu kurumu — doğrudan kapsamda. Site ve mobil uygulama.
- Kamuya yazılım/site satan tedarikçi — sözleşme üzerinden dolaylı kapsamda. Teslim ettiği ürün alıcının yükümlülüğünü karşılamak zorunda.
- Kamu ihalesine giren ajans — teknik şartnamede erişilebilirlik maddesi görmeyi beklemeli.
- Kurumsal alıcıya satan özel şirket — genelge bağlamıyor, ama alıcının tedarikçi denetimi bağlayabilir.
- KOBİ ve bireysel site — genelge kapsamında değil. Yine de AB Erişilebilirlik Yasası'na tabi bir müşteriyle çalışıyorsa dolaylı etki mümkün.
Yani doğru soru «bu genelge beni bağlıyor mu» değil, «müşterimi bağlıyor mu» olabilir. Bir tedarikçi olarak erişilebilir teslim etmek, müşterinin denetimden geçmesini sağlar ve bu giderek bir satış argümanına dönüşüyor.
A seviyesi yeterli mi
Genelge A seviyesini referans alıyor. Ama A, taban seviyedir: karşılanmadığında içeriğin bazı kullanıcılar için tamamen erişilemez olduğu ölçütleri kapsar. Kullanılabilir bir deneyim için genellikle yeterli değildir.
Somut örnek: kontrast oranı A seviyesinde hiç yer almaz. 1.4.3 «Kontrast (Minimum)» AA seviyesindedir. Yani yalnız A hedefleyen bir site, gövde metnini zeminine karşı 2:1 kontrastla yayımlayıp teknik olarak uyumlu sayılabilir — oysa o metin düşük görme keskinliği olan biri için okunmaz, güneş altındaki telefonda herkes için okunmaz.
Aynı şey odak göstergesi için de geçerli: 2.4.7 «Odak Görünür» AA seviyesindedir. A seviyesi klavye erişimini şart koşar ama odağın görünmesini şart koşmaz — klavyeyle gezilebilen ama nerede olduğunuzu göremediğiniz bir site A'ya uygun olabilir.
Bu yüzden pratik tavsiye şudur: genelgeye A yeterli olsa da hedefi AA koyun. AA'ya çıkmanın maliyeti çoğu projede kontrast düzeltmesi ve odak halkasından ibarettir — yani birkaç günlük iş. 2026 itibarıyla AA zaten kamu ve büyük ölçekli işletmeler için fiilî standart sayılıyor.
Hazırlık: pratik sıra
Denetime hazırlanan bir ekip için, kontrol listesini soru soru yürümeden önce yapılacak dört şey var. Bunlar listedeki soruların önemli kısmını toplu hâlde kapatır.
- Klavye turu — fare olmadan siteyi baştan sona kullan. Kullanılabilirlik ilkesinin çoğu sorusu burada cevaplanır.
- Semantik temizlik — başlık hiyerarşisi, bölge yapısı, form etiketleri. Sağlamlık ve anlaşılabilirlik ilkelerinin tabanı.
- Alternatif metin envanteri — her görselin durumu belirlenmeli: bilgilendirici mi, dekoratif mi. Dekoratif olana BOŞ alternatif verilir, atlanmaz.
- Kanıt dosyası — her soru için ekran görüntüsü değil, tekrar edilebilir bir ölçüm. Denetim yenilendiğinde aynı kanıt yeniden üretilebilmeli.
Son madde en çok atlanandır ve en pahalıya mal olandır. Bir kereye mahsus yapılan erişilebilirlik düzeltmesi, sonraki üç dağıtımda sessizce bozulur. Kanıt tekrar üretilebilir bir ölçüme bağlıysa — otomatik bir teste, bir kontrol betiğine — bozulma anında görünür. Bağlı değilse, bir sonraki denetimde yeniden keşfedilir.
126 soru dört ilke altında neyi soruyor
Kontrol listesi soruları dört ilkeye dağıtır ve dağılım, denetimin nereye ağırlık verdiğini gösterir. Hazırlık yaparken bu dağılımı bilmek, zamanı doğru yere ayırmayı sağlar.
- Algılanabilir — metin dışı içeriğin alternatifi, sesli ve görüntülü içeriğin dökümü, bilginin yalnız renkle ya da yalnız biçimle taşınmaması, metnin yeniden boyutlandırılabilmesi.
- Kullanılabilir — her işlevin klavyeyle yapılabilmesi, odak tuzağı olmaması, zaman sınırlarının ayarlanabilmesi, nöbet tetikleyebilecek yanıp sönmenin bulunmaması, sayfa başlığının anlamlı olması.
- Anlaşılabilir — sayfa dilinin bildirilmesi, odaklanmanın beklenmedik bağlam değişikliği yaratmaması, hataların tanımlanması, form alanlarının etiketli olması.
- Sağlam — işaretlemenin yardımcı teknolojiler tarafından yorumlanabilir olması, arayüz bileşenlerinin ad-rol-değer üçlüsünü doğru bildirmesi.
Dikkat edilmesi gereken nokta: bu ilkelerin hiçbiri «görsel tasarım» başlığı taşımıyor. A seviyesi neredeyse tamamen yapısal ve semantik bir denetimdir — HTML'in doğru yazılıp yazılmadığına bakar. Görsel kalemler (kontrast, odak görünürlüğü) AA'da başlar.
Denetimde en sık kalınan maddeler
Türkiye'deki kamu sitelerinde ve kurumsal projelerde tekrar eden kusurlar birbirine benziyor. Dördü listenin büyük kısmını açıklıyor ve hepsi ucuz çözülüyor.
Form etiketleri. Görsel olarak etiket varmış gibi duran ama programatik olarak alana bağlanmamış metinler en sık kusurdur. Ekran okuyucu «düzenleme alanı» der ve hangi alan olduğunu söyleyemez. Çözüm etiket öğesini alana bağlamaktır; yer tutucu metin etiket yerine geçmez.
Görsel alternatifleri. İki uçta da hata var: bilgilendirici görselin alternatifsiz bırakılması, ve dekoratif görselin dosya adıyla ya da «resim» gibi anlamsız bir metinle etiketlenmesi. Dekoratif görselin doğru alternatifi BOŞTUR — böylece ekran okuyucu onu atlar.
Başlık hiyerarşisi. Görsel büyüklük için seçilen başlık düzeyleri (küçük görünsün diye h4 kullanmak gibi) belge yapısını bozar. Ekran okuyucu kullanıcısı sayfada başlıklara göre gezinir; bozuk hiyerarşi onun içindekiler tablosunu bozar.
Sayfa dili. Kök öğede dil bildirimi olmaması ya da yanlış olması, ekran okuyucunun metni yanlış telaffuz etmesine yol açar. Türkçe içeriğin İngilizce ses motoruyla okunması, dinleyen için anlaşılmaz bir sonuç üretir. Tek satırlık düzeltme, büyük etki.
Avrupa Erişilebilirlik Yasası ile ilişki
Türkiye'deki genelge tek başına durmuyor; uluslararası bir eğilimin parçası. Avrupa Erişilebilirlik Yasası, AB pazarına ürün ya da hizmet sunan işletmeler için erişilebilirlik yükümlülükleri getiriyor ve teknik referansı yine WCAG'in AA seviyesi.
Bu, ihracat yapan ya da AB'li müşteriye hizmet veren Türk şirketleri için doğrudan anlam taşıyor: genelge onları bağlamasa bile müşterileri bağlanıyor, ve yükümlülük tedarik zinciri boyunca sözleşmelere yansıyor. Çok dilli bir B2B sitesi kuran bir üreticinin erişilebilirliği dert etmesinin sebebi hayırseverlik değil, pazara erişimdir.
Pratik sonuç: AA'yı taban almak, hem Türkiye'deki genelgeyi fazlasıyla karşılar hem de AB tarafındaki beklentiyi karşılar. İki ayrı uyum çalışması yapmak yerine tek bir standarda çalışmak, uzun vadede belirgin biçimde ucuzdur.
Uyum bir kez değil, sürekli
Erişilebilirlik denetimlerinin en pahalı yanı, düzeltmenin kendisi değil düzeltmenin bozulmasıdır. Bir kereye mahsus yapılan iyileştirme, sonraki üç dağıtımda sessizce geri alınır: yeni bir bileşen odak halkasını kaldırır, yeni bir renk kontrastı düşürür, yeni bir görsel alternatifsiz gelir.
Bunun tek gerçek çözümü, erişilebilirlik kararlarını insan dikkatine değil koda bağlamaktır. Kontrast oranları palet dosyasında hesaplanıp teste bağlanırsa, yanlış renk çifti dağıtıma çıkamaz. Odak halkası bir token'sa unutulamaz. Alternatif metin zorunlu bir alan hâline getirilirse boş kalamaz.
Denetimden geçmek bir gün sürer; geçmiş kalmak bir sistem gerektirir.
Bu yaklaşımın somut karşılığı şudur: her erişilebilirlik kararının bir nöbetçisi olur ve nöbetçi her dağıtımda koşar. Kusur ortaya çıktığında bir sonraki denetimde değil, o dağıtımda görünür — ve düzeltilmesi dakikalar sürer, günler değil.