murattunalı.

Avrupa Erişilebilirlik Yasası Türk firmalarını kapsar mı?.

Avrupa Erişilebilirlik Yasası, AB’deki tüketiciye internet üzerinden hizmet sunan bir Türk firmasını, firmanın nerede kurulu olduğundan bağımsız olarak kapsayabilir. Yalnız firmalara satış yapan bir firmayı ya da direktifin mikro işletme tanımına giren bir hizmet sağlayıcıyı ise hizmet yükümlülüğü açısından doğrudan kapsamaz.

«Avrupa Erişilebilirlik Yasası» (European Accessibility Act, kısaca EAA) aslında bir AB direktifidir: Direktif (AB) 2019/882. Direktif doğrudan şirketlere değil üye devletlere hitap eder; her üye devlet onu kendi yasasına aktarır ve şirketi bağlayan metin o ulusal yasadır. Bu sayfa direktifin kendisini ve Almanya’daki uygulayıcı kurumun açıklamalarını aktarır; hukuki görüş değildir. Satış yaptığınız ülkenin güncel şartını resmî kaynaktan doğrulayın ve kendi durumunuz için hukukçuya danışın.

Avrupa Erişilebilirlik Yasası ne zaman yürürlüğe girdi?

Direktif üye devletlerin ulusal düzenlemeyi 28 Haziran 2022’ye kadar kabul etmesini ve 28 Haziran 2025’ten itibaren uygulamasını istiyor. Kapsamında iki grup var. Ürünler: tüketiciye yönelik bilgisayar donanımı ve işletim sistemleri (direktifin gerekçesi akıllı telefon ve tableti de örnek sayıyor), ödeme terminalleri, ATM ve bilet makineleri gibi self servis terminaller, elektronik haberleşme ve görsel-işitsel medya için kullanılan etkileşimli tüketici cihazları ve e-kitap okuyucular. Hizmetler: elektronik haberleşme, görsel-işitsel medyaya erişim, hava, otobüs, demir yolu ve deniz yolu yolcu taşımacılığının web siteleri, mobil uygulamaları ve e-biletleri, tüketici bankacılığı, e-kitaplar ve e-ticaret.

Bir Türk firması için en sık karşılaşılan satır sonuncusu. Direktif e-ticaret hizmetini şöyle tanımlıyor: bir tüketicinin bireysel talebi üzerine, tüketici sözleşmesi kurmak amacıyla, web siteleri ve mobil cihaz hizmetleri aracılığıyla uzaktan ve elektronik yolla sunulan hizmet. Yani belirleyici olan sitenin varlığı değil, sitenin tüketiciyle sözleşme kurmaya aracılık etmesi. Böyle bir hizmetin nasıl ölçülüp hazırlanacağı web erişilebilirlik denetimi sayfasında.

Türkiye’deki bir firma neden kapsama girebilir?

Çünkü direktif hizmet sağlayıcıyı kuruluş yerine göre değil, nereye hizmet verdiğine göre tanımlıyor: AB pazarında bir hizmet sunan ya da AB’deki tüketicilere böyle bir hizmet sunmayı teklif eden her gerçek ya da tüzel kişi. İstanbul’da kurulu bir firmanın Almanya’daki tüketiciye Almanca bir online mağazadan satış yapması bu tanıma girer. Firmanın AB’de şirketi, deposu ya da çalışanı olup olmaması tanımda şart değil.

Yalnız firmalara satış yapan (B2B) bir site kapsamda mı?

Direktif hizmet tarafında yalnız tüketicilere sunulan hizmetleri kapsıyor ve tüketiciyi, ürünü ya da hizmeti ticari, işletme, zanaat ya da meslek faaliyeti dışındaki amaçlarla alan gerçek kişi olarak tanımlıyor. Yalnız firmalara hizmet sunan bir sipariş portalı bu tanımın dışında kalıyor. Almanya’da yasayı uygulayan federal birim (Bundesfachstelle Barrierefreiheit) de aynı okumayı yapıyor, ama temkinli bir dille: yalnız firmadan firmaya sunulan hizmetlerin yasadan etkilenmemesi «gerektiğini» yazıyor. Aynı kurum, bilgi veren ya da ürünü yalnız tanıtan bir sitenin de kapsamda olmaması gerektiğini, sitenin ancak üzerinden tüketiciye ilgili hizmet sunuluyorsa kapsama girdiğini söylüyor.

  • Almanya’daki tüketiciye online mağazadan satış — e-ticaret hizmeti; firma mikro işletme değilse kapsamda görünüyor.
  • Yalnız bayilere ve firmalara açık sipariş portalı — tüketiciye sunulmuyorsa kapsam dışında görünüyor. Portal herkese açıksa ve bir tüketici de sipariş verebiliyorsa soru yeniden sorulmalı.
  • Ürünleri tanıtan, sipariş almayan kurumsal site — Alman uygulayıcının okumasıyla kapsam dışında görünüyor.
  • Tüketiciye satış yapan mikro işletme — hizmet yükümlülüğünden muaf; ama AB pazarına ürün sürüyorsa ürün yükümlülükleri ayrıca geçerli.

Buradaki «görünüyor» sözcüğü bilinçli. Sınır durumları — hem bayiye hem son kullanıcıya açık bir mağaza gibi — ulusal yasanın ve piyasa gözetim makamının yorumuna bağlı. Bir ihracatçı için doğru soru «B2B miyiz?» değil, «sitemiz üzerinden bir tüketici bizimle sözleşme kurabiliyor mu?» sorusudur. Çok dilli bir B2B sitesi kurarken bu sorunun cevabını en başta yazmak, sonradan yapılacak uyum çalışmasının kapsamını belirler.

Mikro işletme istisnası kimi kapsar?

Direktif mikro işletmeyi on kişiden az çalışanı olan ve yıllık cirosu ya da yıllık bilanço toplamı iki milyon avroyu aşmayan işletme olarak tanımlıyor. Hizmet sunan mikro işletmeler hizmetlere ilişkin erişilebilirlik gerekliliklerinden ve bunlara bağlı yükümlülüklerden muaf. Muafiyet yalnız hizmetler için: Almanya’daki uygulayıcı kurumun da vurguladığı gibi, ürün piyasaya süren mikro işletmeler kapsamda kalıyor. Üye devletler mikro işletmelere uygulamayı kolaylaştıran kılavuz ve araçlar sağlamakla yükümlü.

«Orantısız yük» istisnası nedir?

Direktif, gerekliliklerin ürün ya da hizmetin temel niteliğini değiştirecek ölçüde köklü bir değişiklik gerektirdiği ya da işletmeye orantısız bir yük getirdiği durumlarda uygulanmamasına izin veriyor. Ama bu bir beyanla değil, bir değerlendirmeyle mümkün: işletme değerlendirmeyi direktifin ekindeki ölçütlere göre yapar, belgeler ve sonuçları beş yıl saklar. Bu istisnaya dayanan hizmet sağlayıcı değerlendirmesini hizmet değiştiğinde, makam istediğinde ve her durumda en az beş yılda bir yeniler. Erişilebilirlik için dışarıdan fon alan işletme bu istisnaya dayanamaz; istisnaya dayanan işletme ilgili ülkenin makamına bilgi verir — mikro işletmeler bu bildirimden muaf.

Almanya’da BFSG ne istiyor?

Direktifin Almanya’daki karşılığı Barrierefreiheitsstärkungsgesetz, kısaca BFSG. Ürün ve hizmetlerin piyasa gözetimi eyaletlerin ortak makamı MLBF’de (Marktüberwachungsstelle der Länder für die Barrierefreiheit von Produkten und Dienstleistungen); Bundesfachstelle Barrierefreiheit’in açıklamasına göre makam, dayandığı eyaletler arası antlaşmanın yürürlüğe girdiği 26 Eylül 2025’te çalışmaya başladı. Almanca sayfaları olan bir Türk firması için pratik anlamı şu: Almanya’daki tüketiciye satış yapıyorsanız muhatabınız bu makam ve bu yasa.

Web sitesinde teknik olarak ne beklenir?

Direktif WCAG’e doğrudan atıf yapmıyor; teknik gereklilikleri ekinde işlevsel olarak yazıyor ve uyumlaştırılmış bir Avrupa standardına uyan hizmetin bu gereklilikleri karşıladığını varsayıyor. Web tarafında bu amaçla hazırlanan standart EN 301 549; direktifin metni standardı adıyla anmıyor. Standardın 2025 Kasım tarihli V4.1.0 taslağı doğrudan bu direktif için hazırlandı ve web bölümü WCAG 2.2 ile hizalandı: WCAG 2.2 AA’ya uygunluk, standardın web maddelerinin tamamına uygunlukla eşdeğer sayılıyor. Taslağın kendi önsözüne göre uygunluk karinesi, standardın atfı AB Resmî Gazetesi’nde bu direktif altında yayımlandığında doğuyor; güncel durumu resmî listeden doğrulayın.

Sitenin kendisi dışında iki yükümlülük daha var. Hizmet sağlayıcı, hizmetin erişilebilirlik gerekliliklerini nasıl karşıladığını anlatan bilgiyi genel şartlarında ya da eşdeğer bir belgede yayımlar; bu bilgi hizmetin genel tanımını, işleyişini ve gerekliliklerin nasıl karşılandığını içerir. Pratikte bu, bir erişilebilirlik beyanının ticari karşılığıdır. İkincisi süreklilik: hizmet sağlayıcı, hizmetin uyumlu kalmasını sağlayan prosedürleri kurar ve uyumsuzluğu fark ettiğinde düzeltir, hizmeti sunduğu ülkelerin makamlarını bilgilendirir.

  • Kapsam dışı web içeriği — 28 Haziran 2025’ten önce yayımlanmış kayıtlı video ve ses ile ofis dosyaları, işletmenin kontrolünde olmayan üçüncü taraf içerik ve o tarihten sonra güncellenmeyen arşiv içerik.
  • Geçiş — 28 Haziran 2025’ten önce yapılmış hizmet sözleşmeleri süreleri bitene kadar, ama en fazla beş yıl değişmeden sürebilir.

Türkiye’de de satış yapıyorsanız ne değişir?

Türkiye tarafında 2025/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 6563 sayılı Kanun kapsamında elektronik ticaret yapan hizmet sağlayıcıların web siteleri ve mobil uygulamalarını iki yıl içinde Bakanlığın A seviyesi kontrol listesine ve WCAG 2.2’ye uygun hâle getirmesini istiyor. Avrupa yasasından farklı olarak genelge tüketiciye satış ile firmaya satış arasında ayrım yapmıyor ve bir ölçek eşiği yazmıyor. Ayrıntılar genelge rehberinde. İki tarafa da satış yapan bir firma için tek bir WCAG 2.2 AA çalışması, genelgenin istediği A seviyesini kapsar ve AB tarafındaki web gerekliliğinin çekirdeğini karşılar.

Belirleyici soru «nerede kuruluyuz?» değil, «kime satıyoruz?»

Bir Türk firması için pratik sıra

  • Kime satıyorum? — sitem üzerinden AB’deki bir tüketici sözleşme kurabiliyor mu?
  • Hangi ölçekteyim? — hizmet sunan bir mikro işletme miyim? Ürün piyasaya sürüyor muyum?
  • Hangi ülkede? — satış yaptığım üye devletin ulusal yasası ve makamı hangisi? Almanya için BFSG ve MLBF.
  • Ne ölçülecek? — hedef pazarın dilindeki sayfalar dahil, WCAG 2.2 AA ve EN 301 549’un web bölümü; şablon şablon ve kritik akış akış.
  • Ne yayımlanacak? — hizmetin erişilebilirlik bilgisi, genel şartlarda ya da eşdeğer bir belgede.
  • Nasıl korunacak? — her sürümde tekrarlanan bir denetim; bir kez yapılan düzeltme sonraki sürümlerde sessizce bozulur.

Üç dilli bir sitede erişilebilirlik tabanı nasıl korunur?

Bu site Türkçe, İngilizce ve Almanca yayında ve üç dil aynı üreticiden, aynı şablonlardan çıkıyor. Odak halkası, dokunma hedefi ve kontrast kararları şablonda ve renk tokenlarında yaşadığı için dil başına ayrı ayrı düzeltilmiyor; bir karar değişirse üç dilde birden değişiyor. Her sürüm yayından önce otomatik bir erişilebilirlik denetiminden (axe) ve 1608 testlik bir süitten geçiyor; süitte odak halkasının 2 piksel kalınlığı, dokunma hedeflerinin en az 44 piksel olması ve AA kontrast eşikleri nöbetçi.

Almanca bu yapıda ayrı bir dikkat istiyor: aynı ifade Almancada belirgin biçimde daha uzun olabiliyor ve bir düğme etiketi taşarsa ya da kırpılırsa hem okunurluk hem dokunma hedefi etkileniyor (Almanca metin genişlemesi). Almanya’daki tüketiciye satış yapacak bir Türk firması için ölçümün Türkçe sayfada değil, Almanca sayfada yapılması gerekir; yasanın muhatabı o sayfayı okuyan kişidir.

KAYNAKLAR